Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
Kitaplığımdan
Bir ekip liderinin hedefi çatışmayı uzlaşmaya dönüştürerek sinerjiyi yakalamak, istediklerini zorlamadan ve zorlanmadan elde etmek, egosu yerine kendisinin ve kurumun değerlerine odaklanmak olmalıdır. 71 Sayfalık bu kitabı beğenerek okuyacağınızdan kesinlikle eminim. İçerisinde kaliteli psikoloji testleri de bulunuyor.
İsimler ve Yüzler - İsletmeciyiz.Biz - Be The Change You Want To See In The World !
Farklı Bir Dünya...
Merhaba!
Sitemiz eğitim-öğretim konularında yol gösterici ve aydınlatıcı olmak
amacıyla sizlerin hizmetine sunulmuştur.Konusu eğitim-öğretim olan her
türlü makale, araştırma ve haberi bizimle paylaşmanızı bekliyoruz.
İsimler ve Yüzler
07-03-2009
1) ZİHİNSEL HAZIRLIK
İsimleri sürekli olarak unuttuklarını söyleyen kişilere, tanıştıkları
insanların isimlerini hafızalarına almak gibi bir hedeflerinin olup
olmadığı sorulduğunda, genellikle böyle bir hedeflerinin olmadığını
söylüyorlar.
* İsimleri hafızaya almak konusunda yapılacak ilk iş, bunu hedef olarak
belirlemektir. Çünkü hedef olmadan yapılacak her atışın karavana
olacağı açıktır.
* Daha sonra yapılacak iş ise, karmakarışık bir masaya benzeyen
beynimizdeki düşünceleri üzeri derli toplu bir masaya dönüştürmektir.
Bir masayı düzenlerken, işe yaramayan herşeyi nasıl çöpe atarsak,
zihnimizi organize ederken yapacağımız şey de aynıdır.
* Sonraki basamak ise, belki de çok az kullandığımız hayâl gücümüzü, bu
kitapta anlatılan bilgiler ışığında sürekli olarak kullanmaya
çalışmaktır.
* Zihinsel çalışmaların son basamağında ise konsantre olmak vardır.
Tanıştığımız bir insanın ismini hafızamıza alırken, eğer bu olaya
yoğunlaşmazsak o kişinin ismini asla hafızamızda tutamayız.
Bir insanla tanışırken aklımızdan birçok düşünce geçer. Bu
düşüncelerden, en önemlisi, o kişinin ismini hafızamıza almak değilse,
o ismi aklımızda tutmamız mümkün değildir.
Buraya kadar anlattığımız, olayın zihinsel hazırlık yönüdür. Şimdi de
işitsel ve görsel hafızanın isimleri hafızada tutmadaki rolünü
İnceleyelim.
Zihinsel çalışmaları şöyle özetleyebiliriz:
a) Hedef belirle.
b) Zihnini organize et.
c) Hayâl gücünü kullan.
d) Konsantre ol.
2) İŞİTSEL HAFIZA
Birçok insan, tanıştıkları sırada doğru dürüst duymadıkları bir isim
konusunda, hatırlayamamaktan söz ederler.Bir ismi hatırlamakla ilgili
olarak işitsel hafızayı ilgilendiren ilk kural şudur: Biriyle
tanışırken, o kişinin ismini iyice duyduğunuzdan emin olun.
İsimlerine gösterdiğiniz ilgi insanları memnun eder. Zira, birçok insan
için dünyadaki en güzel sözcük kendi ismidir. Bu yüzden, iyi
duymadığınız bir ismin tekrarlanmasını istemekten çekinmeyin. Bu
tekrar, isme daha çok yoğunlaşmanızı sağlar.
Daha sonra, tanıştığınız kişiye isminin manâsını sorun. Ancak bunu
yaparken herkes tarafından bilinen bir ismin de manâsını sormaya
kalkmayın. Örneğin Gül ismindeki birine isminin anlamını sorduğunuzda
karşınızdaki kişi sizin zekânızdan şüphe edebilir.
Tanışma faslından sonra karşınızdaki insanla sohbet ederken, konuşma
sırasında onun ismini kullanın. Ancak, bunu çok abartılı bir şekilde
yapmayın.
Arada sırada, öğrendiğiniz bu yeni ismi içinizden tekrarlayın.
Tanışma faslında işitsel hafızamızı kullanabileceğimiz son basamak ise,
vedalaşırken, tanıştığımız kişiye ismiyle hitap etmektir.
İşitsel hafızamızı kullandığımız bu basamakları izlerseniz, ister
istemez karşınızdaki insanın ismine yoğunlaşmış olursunuz. Bunun
sonucunda, hedefinize yarı yarıya ulaşmış olursunuz. Hedefinize tamamen
ulaşmak istiyorsanız, görsel hafızanın yardımını almanız da gerekir.
İşitsel hafızayla, ilgili söylediklerimizi toparlayacak olursak;
3) GÖRSEL HAFIZA
Daha önce de söylediğimiz gibi, görsel hafıza işitsel hafızadan çok
daha kuvvetlidir. Görsel hafızamızın özelliklerini kullanarak
karşımızdaki insanın ismini çok daha kolay biçimde hafızamıza
alabiliriz.
İsimler hafıza sistemine göre üç kategoriye ayrılır:
a) Bildiğimiz bir anlamı olanlar,
b) Bildiğimiz bir anlamı olmasa da bize bir şeyler hatırlatanlar,
c) Bildiğimiz bir anlamı olmayan ve bize bir şeyler hatırlatmayanlar.
Bildiğimiz bir anlamı olan isimleri akılda tutmak kolaydır. Örneğin;
Gül, Aslan, Deniz, Savaş, Ateş, Lale, Sarp, Umut gibi isimlerin
herkesin bildiği bir manâsı vardır.
Bu isimleri hafızamıza alırken manâlarını düşünmemiz ve böylece onları
somutlaştırmamız kolaydır. Manâsını bilmediğimiz ancak bize birşeyler
hatırlatan isimlerde de yine bir kolaylık vardır. Mükremin, Sadri,
Süleyman, Şamil, vs.
Mükremin diye bir dostum vardı ve bana bir gün şöyle dedi: "Yıllarca
ismimi insanların doğru söylemesi için uğraştım durdum. Ne zaman ki
Mükremin Abi diye biri çıktı, ondan sonra ben rahatladım."
Mükremin'i Mükremin Abi ile, Sadri'yi İbrahim Sadri ile, Süleyman'ı Süleyman Demirel ile hatırlayabilirsiniz.
Şamil isminde biriyle tanıştığınızda ise onu Şeyh Şamil'e benzetip
Kafkas giysileri giymiş bir şekilde hayâl edebilirsiniz. Asıl zor olan,
bildiğimiz bir anlamı olmayan ve bize bir şeyler hatırlatmayan
isimlerdir.İsimlerin büyük bir kısmı bu gruba girer. Bu gruptaki
isimlerden biriyle karşılaştığınız zaman yapacağınız ilk şey, size o
ismi çağrıştıracak, sizin için bir anlam ifade eden yeni bir deyim veya
sözcük bulmaktır. Örneğin, Hayrettin isimli biriyle karşılaştığınızda
bu kişiyi sürekli "hayır yapan" bir kişi olarak düşünürseniz, bu ismi
hatırlamanız kolaylaşacaktır.Bütün isimlerin somut bir çağrıştırıcısı
bulunabilir veya bizim için bir anlam ifade eden kelimelere
bölünebilir. Bu kelimeler çok gülünç ve abartılı olabilir. Olsun; ne
kadar iyi, ne kadar ilginç kelimeler bulursanız, isimler o kadar çok
aklınızda kalır.
İsmail isminde biriyle karşılaştığınızda bu ismi İsmail olarak ikiye
böler ve bu kişinin isli bir bilgisayardan size e-mail attığını
düşünebilirsiniz.
Cemil ismini Cem ve il diye ikiye ayırabiliriz. Cem, toplamak demektir.
Cemil'in tüm illeri toplayıp birleştirdiğini ve bu birleşmiş illerde
bir tepede oturduğunu düşünebilirsiniz.
Bulduğunuz deyim veya sözcük asıl kelimenin tam sesini vermeyebilir.
Bunun pek bir önemi yoktur. İsmin sadece ilk kısmını hatırlamanız,
ismin tamamını da size hatırlatacaktır. Örneğin, Erkut isminde birine
asker kıyafetleri giydirirseniz, muhtemelen onu hatırlarsınız. Ancak bu
erin Akut ekibinde çalıştığını ve insanları göçük altından çıkardığını
düşünürseniz, hatırlamanız daha kolay olur. Gördüğünüz gibi, her isim
bir anlam ifade edecek şekle sokulabilir. Pek çok isim benzer
hecelerden oluşur. Örneğin, "er", "şen", "men", "ay",... vb. gibi.
Bunların herbiri için ayrı hayâl kurun ve bunları sürekli kullanın. Bir
ismi işittiğinizde aklınıza ilk gelen çağrışımı bulun ve bunu kullanın.
Daha sonra yapacağınız şey, bu çağrışımla karşınızdaki insanın yüzü
arasında bir ilişki kurmaktır. Bu ilişki için alın, burun, kulaklar,
gözler, dudaklar, çene, yüzdeki sivilceler sizin için abartılı örnekler
oluşturabilirler.
Karşınızdaki insanın yüzünde dikkat çekici bir özellik ararken, ayrıca
o insanın yüzüne ve ismine de konsantre olmuş olursunuz. Örneğin, Ahsen
isimli çatık kaşlı bir bayanla tanıştığınızda bu bayanın önüne gelen
herkesi payladığını ve bunu yaparken de "Ah seni seni!" dediğini akıl
gözünüzle görün. O insanla tekrar karşılaştığınızda onun çatık
kaşlarını görünce ismini rahatça hatırlarsınız.
Görsel hafızayla ilgi bütün bu söylediklerimizi özetleyecek olursak; görsel hafıza:
*İsmi somutlaştırır, çağrıştırır,
*Yüzün özelliklerini inceler,
*İsmi çağrıştırdığınız kelimeyle yüz arasında ilişki kurar,
*Özelliği gülünç hale getirir.